
Personal Info
Emily Blunt
Biyografi
Erken Yaşamı ve Kökenleri
Emily Blunt, Londra'nın güneybatısındaki Roehampton bölgesinde dünyaya geldi. Babası Oliver Blunt, ünlü bir avukat (barrister) , annesi Joanna Mackie ise eski bir oyuncu ve daha sonra öğretmenlik yapmış bir sanatseverdir . Ailesinin köklü geçmişi dikkat çekicidir: Dedesi Tümgeneral Peter Blunt, büyük amcası ise Parlamento üyesi Crispin Blunt'tur . Dört kardeşin ikincisi olan Emily'nin ağabeyi ve iki erkek kardeşi vardır . Çocukluğu, onu derinden etkileyen bir zorlukla şekillendi: Küçük yaşlarda başlayan ve 7-14 yaşları arasında en şiddetli dönemini yaşadığı kekemelik (stammer) sorunu . Bu durumu "içinizde yaşayan bir sahtekâr gibi" ve "oldukça zayıflatıcı" olarak tanımlamıştır . Kekemeliği nedeniyle konuşmaktan çekinen genç Emily, insanları gözlemlemeye ve kendi kendine karmaşık oyunlar kurmaya yöneldi. Çello çalmaya başladı . Hayatının dönüm noktası, okulundaki bir öğretmenin onu sınıf oyunlarında rol almaya teşvik etmesiyle geldi. Farklı aksanlar ve sesler kullanarak rol yapmanın, kendi sesinden uzaklaşıp akıcı konuşmasını sağladığını keşfetti . Bu deneyim, ona tiyatro sevgisini aşılamakla kalmadı, kekemeliğini yenmesinde de en büyük yardımcı oldu. Yetişkinlikte kekemeliği büyük ölçüde azalsa da, stresli anlarda zaman zaman nüksedebildiğini belirtmiştir . Londra'nın seçkin yatılı okullarından Hurtwood House'ta eğitim gören Blunt, burada iki yıl boyunca drama eğitimi aldı . 2000 yılında Edinburgh Festivali'nde okulun bir oyununda sahne alırken yeteneği bir menajerin dikkatini çekti ve kısa süre sonra profesyonel kariyerine adım attı .Tiyatro Yılları ve İlk Adımlar
Emily Blunt'ın profesyonel sahne debutu, 2001 yılında, henüz 18 yaşındayken, Peter Hall yönetimindeki West End prodüksiyonu "The Royal Family" (Kraliyet Ailesi) ile gerçekleşti. Bu oyunda, tiyatro efsanesi Judi Dench'in karakterinin torununu canlandırdı . Performansı o kadar beğenildi ki, Evening Standard gazetesi tarafından "En İyi Yeni Yetenek" ödülüne layık görüldü . Ertesi yıl, Chichester Festival Theatre'da "Romeo ve Juliet"in bir prodüksiyonunda Juliet rolünü üstlendi ve yine büyük övgü topladı . 2003 yılında televizyon kameralarıyla tanıştı. İngiliz televizyon dizisi "Warrior Queen" (Savaşçı Kraliçe) ve iki bölümlük dönem draması "Henry VIII" (Kral Henry VIII) filmlerinde rol aldı . Özellikle "Henry VIII"de Kraliçe Catherine Howard'ı canlandırmasıyla dikkat çekti .Sinemada Çıkış ve Eleştirel Başarı
2004 yılı, Blunt'ın sinema kariyerindeki ilk büyük kırılma noktası oldu. Paweł Pawlikowski'nin yönettiği bağımsız İngiliz filmi "My Summer of Love" (Aşkımın Yazı) ile ilk uzun metrajlı film deneyimini yaşadı . Farklı sosyal sınıflardan iki genç kadın arasındaki tutkulu dostluğu anlatan filmde, varlıklı ama sorunlu Tamsin karakterini canlandırdı. Doğaçlamaya dayalı bir çekim süreci olan film, Blunt'a "korku ve heyecan" dolu bir deneyim yaşattı . Performansı eleştirmenlerden tam not aldı; Newsweek yazarı David Ansen, onu ve başrol arkadaşını "önemli birer keşif" olarak nitelendirdi . Bu filmle Evening Standard İngiliz Film Ödülü'nde "En Umut Veren Yeni Yetenek" ödülünü kazandı ve İngiliz Bağımsız Film Ödülleri'nde aday gösterildi .2006: Uluslararası Çıkış ve İlk Altın Küre
2006 yılı, Blunt'ın kariyerinde bir dönüm noktası daha oldu ve onu uluslararası bir yıldıza dönüştürdü. Bu yıl iki unutulmaz projede birden izleyici karşısına çıktı. İlki, Stephen Poliakoff'un yönettiği televizyon filmi "Gideon's Daughter" (Gideon'un Kızı) idi. Yeni İşçi Partili bir medya danışmanının sorunlu kızını canlandırdığı bu yapımdaki performansıyla Altın Küre Ödülü'nü (En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu - Dizi/Mini Dizi/TV Filmi) kazandı . Aynı yılın haziran ayında vizyona giren ve adını sinema tarihine yazdıran film ise "The Devil Wears Prada" (Şeytan Marka Giyer) oldu. Meryl Streep ve Anne Hathaway ile birlikte rol aldığı bu komedi-dramada, moda dergisinin acımasız editörü Miranda Priestly'nin birinci asistanı Emily Charlton'ı canlandırdı. Filmin en unutulmaz repliklerine sahip olan ve neredeyse her sahnede oyunculuğuyla öne çıkan Blunt, bu performansıyla da Altın Küre'de En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında aday gösterildi ve BAFTA ödülüne aday gösterilen isimlerden biri oldu . Film dünya çapında 326 milyon dolar hasılat elde ederek büyük bir gişe başarısı yakaladı . Dev ekranın efsanevi oyuncusu Meryl Streep, onun için "Uzun zamandır çalıştığım, belki de gelmiş geçmiş en iyi genç kadın oyuncu" ifadesini kullandı .Yükseliş Yılları (2007-2010)
Bu büyük çıkışın ardından Blunt, art arda birçok projede rol aldı. 2007'de dört filmde birden izleyici karşısına çıktı: korku filmi "Wind Chill", romantik drama "The Jane Austen Book Club", komedi-drama "Dan in Real Life" ve Tom Hanks ile birlikte oynadığı biyografik komedi-drama "Charlie Wilson's War" (Charlie Wilson'ın Savaşı) . 2008'de, Amy Adams ile birlikte başrolünü paylaştığı bağımsız yapım "Sunshine Cleaning" (Güneşli Temizlik) büyük beğeni topladı . İki kız kardeşin suç mahalli temizliği yaparak hayata tutunma hikayesini anlatan filmde, başarısız ve savunmasız kız kardeş Norah Lorkowski'yi canlandırdı. Rolling Stone dergisinden Peter Travers, iki kadın oyuncunun performansını överek filmin başarısının onların sayesinde olduğunu yazdı . 2009'da, Kraliçe Victoria'nın erken yaşamını ve Prens Albert ile olan evliliğini konu alan dönem draması "The Young Victoria" (Genç Victoria) filminde başrol oynadı . Kraliçe Victoria'yı canlandırdığı bu filmle yine büyük beğeni topladı ve Altın Küre'de En İyi Kadın Oyuncu (Drama) dalında aday gösterildi . Aynı yıl, BAFTA tarafından "Yılın İngiliz Sanatçısı" Britannia Ödülü'ne layık görüldü . 2010'da, Benicio Del Toro ve Anthony Hopkins ile birlikte dönem korku filmi "The Wolfman" (Kurt Adam) ve Jack Black ile komedi "Gulliver's Travels" (Güliver'in Gezileri) filmlerinde rol aldı. Bu dönemde kendisine "Iron Man 2" filminde Natasha Romanoff / Black Widow rolü teklif edilmiş, ancak sözleşme yükümlülükleri nedeniyle bu rolü geri çevirmek zorunda kalmıştı .2011-2014: Türler Arasında Ustalık
2011 yılında Matt Damon ile başrolü paylaştığı bilimkurgu-gerilim "The Adjustment Bureau" (Kader Ajanları) filminde dansçı Elise Sellas'ı canlandırdı . Aynı yıl, animasyon filmi "Gnomeo & Juliet"te Juliet'e sesiyle hayat verdi ve "The Muppets" filminde seslendirme yaptı . 2012'de hem bağımsız hem de gişe filmlerinde boy gösterdi. Rian Johnson'ın bilimkurgu gerilimi "Looper" (Losers Circle) filminde Joseph Gordon-Levitt ve Bruce Willis ile birlikte rol aldı . Mark Duplass ile birlikte oynadığı bağımsız drama "Your Sister's Sister" (Kız Kardeşin Kız Kardeşi) ile Gotham Ödülleri'nde En İyi Kadro Ödülü'nü kazandı . 2013'te Ewan McGregor ile birlikte romantik komedi-drama "Salmon Fishing in the Yemen" (Yemen'de Somon Balığı Avı) filminde rol aldı ve bu performansıyla bir kez daha Altın Küre'de En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal/Komedi) dalında aday gösterildi . 2014, onun için unutulmaz bir yıl oldu. Tom Cruise ile birlikte başrolünü paylaştığı bilimkurgu-aksiyon filmi "Edge of Tomorrow" (Yaşam Şifresi: Yarının Sınırında) vizyona girdi. "Full Metal Bitch" lakaplı Sgt. Rita Vrataski karakteriyle aksiyon sinemasında da ne kadar etkili olabileceğini kanıtladı . Aynı yıl, Stephen Sondheim'ın ünlü müzikalinin sinema uyarlaması "Into the Woods" (Ormanın İçinden) filminde Fırıncı'nın Karısı rolüyle şarkı söyleme yeteneğini de sergiledi ve bu performansıyla Altın Küre'de En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal/Komedi) dalında bir kez daha aday gösterildi . Bu iki film, ona yılın eleştirmenlerinden övgüler ve çeşitli ödüller getirdi.2015-2017: Dram ve Gerilimde Derinlik
2015'te, Denis Villeneuve'ün yönettiği sert suç draması "Sicario" (Uyuşturucu Savaşı) filminde idealist FBI ajanı Kate Macer'ı canlandırdı . Eleştirmenlerden tam not alan bu performans, onun dramatik yeteneğini bir kez daha gözler önüne serdi. 2016'da, popüler gerilim romanından uyarlanan "The Girl on the Train" (Trendeki Kız) filminde başrol oynadı. Alkolik ve sorunlu bir kadın olan Rachel Watson'ı canlandırdığı bu filmle büyük beğeni topladı ve BAFTA En İyi Kadın Oyuncu ödülüne aday gösterildi . 2017'de, kocası John Krasinski ile birlikte animasyon filmi "Animal Crackers" (Hayvan Krakerleri) seslendirdi ve "The Huntsman: Winter's War" (Avcı: Kış Savaşı) filminde rol aldı.2018: Sessizliğin Gücü ve Mary Poppins
2018, Blunt'ın kariyerinde belki de en özel yıllardan biri oldu. Kocası John Krasinski'nin yazdığı, yönettiği ve başrolünü paylaştığı korku filmi "A Quiet Place" (Sessiz Bir Yer) vizyona girdi . Sessizlik kuralıyla yaşayan bir ailenin annesi Evelyn Abbott'u canlandırdığı film, büyük bir eleştirel ve ticari başarı kazandı. Bu performansıyla Screen Actors Guild (SAG) Ödülü'nü (En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu) kazandı ve birçok ödüle daha aday gösterildi . Aynı yılın sonunda, efsanevi Disney filmi "Mary Poppins Returns" (Mary Poppins: Sihirli Dadı) ile büyük bir sorumluluğu üstlendi. Julie Andrews'in unutulmaz karakteri Mary Poppins'i canlandıran Blunt, performansıyla eleştirmenlerden "neredeyse her yönüyle mükemmel" yorumlarını aldı . Bu rolüyle yeniden Altın Küre'de En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal/Komedi) dalında aday gösterildi ve ikinci kez SAG ödülüne aday gösterildi .2020'ler ve Günümüz
2020'de "A Quiet Place Part II" (Sessiz Bir Yer 2) ile Evelyn Abbott rolüne geri döndü. 2021'de Dwayne Johnson ile birlikte macera komedisi "Jungle Cruise" (Vahşi Macera) filminde rol aldı . 2022'de, BBC ve Amazon yapımı mini dizi "The English" (İngiliz Kadın) ile televizyona geri döndü. 1890'larda geçen bu vahşi batı dizisinde intikam peşindeki bir İngiliz aristokratı olan Lady Cornelia Locke'u canlandırdı ve performansıyla büyük beğeni topladı, Altın Küre ve SAG adaylıkları elde etti . 2023'te, sinema dünyasını kasıp kavuran Christopher Nolan imzalı destan "Oppenheimer" filminde J. Robert Oppenheimer'ın eşi Kitty Oppenheimer'ı canlandırdı . Yıldızlarla dolu kadronun en dikkat çekici performanslarından birini sergileyen Blunt, bu rolüyle kariyerinin ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını (En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu) elde etti . Ayrıca BAFTA, Altın Küre ve SAG ödüllerine de aday gösterildi . Film, En İyi Film dahil olmak üzere 7 Oscar kazandı. 2024'te, Ryan Gosling ile birlikte aksiyon-komedi "The Fall Guy" (Dublör) filminde rol aldı.🏆 Kariyer Dönüm Noktaları
2001: "The Royal Family" ile West End'de profesyonel tiyatro debutu ve Evening Standard En İyi Yeni Yetenek Ödülü. 2004: "My Summer of Love" ile ilk uzun metrajlı filmi ve eleştirel başarı. 2006: "The Devil Wears Prada" ile uluslararası çıkış; "Gideon's Daughter" ile ilk Altın Küre Ödülü (Kazandı) ve "The Devil Wears Prada" ile ikinci Altın Küre adaylığı. 2009: "The Young Victoria" ile Kraliçe Victoria rolü ve Altın Küre En İyi Kadın Oyuncu adaylığı; BAFTA Britannia Ödülü. 2014: "Edge of Tomorrow" ve "Into the Woods" ile aynı yıl hem aksiyon hem müzikal türünde büyük beğeni toplaması; Into the Woods ile Altın Küre adaylığı. 2016: "The Girl on the Train" ile ilk BAFTA En İyi Kadın Oyuncu adaylığı. 2018: "A Quiet Place" ile SAG Ödülü (En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu) kazandı; "Mary Poppins Returns" ile Altın Küre adaylığı. 2022: "The English" mini dizisi ile hem yapımcı hem başrol olarak büyük beğeni; Altın Küre ve SAG adaylıkları. 2023: "Oppenheimer" ile kariyerinin ilk Oscar adaylığı (En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu).🎭 Tiyatro ve Aktivizm
Emily Blunt, sinema kariyeri boyunca tiyatroya olan sevgisini hiç kaybetmemiştir. 2001'deki "The Royal Family" ve 2002'deki "Romeo ve Juliet" prodüksiyonlarından sonra, 2013'te Londra sahnesine geri dönerek ünlü oyun "Hay Fever"da Judith Bliss rolünü oynadı. Tiyatro eleştirmenleri bu performansını da büyük övgüyle karşıladı. Aktivist kimliğiyle de tanınan Blunt, 2006'dan beri Amerikan Kekemelik Enstitüsü'nün (American Institute for Stuttering) yönetim kurulunda aktif görev almaktadır. Her yıl enstitü için bir yardım gecesi düzenlemekte ve kekemeliği olan çocukların konuşma terapisi alabilmesi için fon toplamaktadır . Bu çalışmalarıyla kekemelik konusunda farkındalık yaratılmasına önemli katkılarda bulunmuştur.İlginç Bilgiler
Başarılar ve Ödüller26 ödül
2024: En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Oppenheimer) - Adaylık
2007: En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (The Devil Wears Prada) - Adaylık
2017: En İyi Kadın Oyuncu (The Girl on the Train) - Adaylık
2019: En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (A Quiet Place) - Adaylık
2024: En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Oppenheimer) - Adaylık
2007: En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu - Dizi/Mini Dizi (Gideon's Daughter) - KAZANDI
2007: En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu - Sinema Filmi (The Devil Wears Prada) - Adaylık
2010: En İyi Kadın Oyuncu - Drama (The Young Victoria) - Adaylık
2013: En İyi Kadın Oyuncu - Müzikal/Komedi (Salmon Fishing in the Yemen) - Adaylık
2015: En İyi Kadın Oyuncu - Müzikal/Komedi (Into the Woods) - Adaylık
2019: En İyi Kadın Oyuncu - Müzikal/Komedi (Mary Poppins Returns) - Adaylık
2023: En İyi Kadın Oyuncu - Drama Dizisi (The English) - Adaylık
2024: En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Oppenheimer) - Adaylık
2017: En İyi Kadın Oyuncu (The Girl on the Train) - Adaylık
2019: En İyi Kadın Oyuncu (Mary Poppins Returns) - Adaylık
2019: En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (A Quiet Place) - KAZANDI
2023: En İyi Kadın Oyuncu - TV Filmi/Mini Dizi (The English) - Adaylık
2024: En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Oppenheimer) - Adaylık
2015: En İyi Aksiyon Kadın Oyuncu (Edge of Tomorrow) - KAZANDI
2024: En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Oppenheimer) - Adaylık
2024: En İyi Kadro (Oppenheimer) - KAZANDI
2001: Evening Standard Tiyatro Ödülü - En İyi Yeni Yetenek
2005: Evening Standard İngiliz Film Ödülü - En Umut Vadeden Yeni Yetenek (My Summer of Love)
2009: BAFTA Britannia Ödülü - Yılın İngiliz Sanatçısı
2012: Gotham Ödülleri - En İyi Kadro (Your Sister's Sister)
2012: Saturn Ödülü - En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (The Adjustment Bureau)
