

“Ölüler yükselecek. Güven yok olacak.”
Şehir, aniden patlak veren şeytani bir salgınla sarsılır. İnsanlar birer birer ele geçirilmekte, sokaklar kaosa sürüklenmektedir. Dört arkadaş—Cory, Nick, Sean ve Amber—bu kâbustan kaçarken, terk edilmiş bir kiliseye sığınırlar. İlk başta güvenli bir liman gibi görünen bu yapı, kısa sürede kapana kısılmış bir cehenneme dönüşür. İçlerinden birinin enfekte olduğu anlaşıldığında, artık sadece dışarıdaki tehditle değil, aralarındaki en yakın arkadaşlarıyla da savaşmak zorunda kalırlar. Kurtuluş umudu, kilisenin duvarları arasında yavaş yavaş paranoyaya, korkuya ve ihanete dönüşür .
Peki ya en büyük korkun, en yakın arkadaşının gözlerinin içine bakarken 'O hâlâ o mu?' diye sormak zorunda kalmaksa? Gates of Flesh, Evil Dead hayranlarının kesinlikle aşina olacağı bir korku klasiğini klostrofobik bir kiliseye hapsederek anlatıyor . Düşük bütçesine rağmen atmosfer yaratmayı başaran ve izleyiciyi sürekli tetikte tutan film, bir anda gelen sürpriz dönüşlerle de şaşırtmayı hedefliyor . Peki, enfekte olan kim? Ve daha önemlisi, birbirinize olan güveniniz tükendiğinde, hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebilirsiniz? Eleştirmenler özellikle filmin makyaj efektlerini ve gerilim dolu atmosferini överken, bazı izleyiciler aksiyonun azlığından ve temponun yavaşlığından yakınıyor . Ama şurası kesin: Bu 91 dakikalık yolculuk, 'Acaba sonra ne olacak?' sorusunu sürekli canlı tutmayı başarıyor. Eğer siz de arkadaşlık bağlarının bir kabusa dönüştüğü gerilim dolu hikayeleri seviyorsanız, bu film tam size göre.
Yorum yazmak için giriş yapın
Giriş Yap