

Good Will Hunting
“Bazı insanlar asla kendilerine inanmaz, ta ki başkaları onlara inana kadar.”
Budget
$10M
Revenue
$226M
Güney Boston'da büyüyen yirmi yaşındaki Will Hunting (Matt Damon), Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde (MIT) hademe olarak çalışan, ancak inanılmaz bir matematik dehası olan genç bir adamdır. Çocukluk travmaları ve kimsesizlikle şekillenmiş asi kişiliği, onu sürekli yasalarla başını derde sokar. En yakın arkadaşları Chuckie (Ben Affleck), Billy (Cole Hauser) ve Morgan (Casey Affleck) ile vakit geçiren Will, bir kavgaya karıştıktan sonra tutuklanır. Ünlü matematik profesörü Gerald Lambeau (Stellan Skarsgård), Will'in dehasını keşfeder ve onun hapse girmesini engellemek için bir anlaşma yapar: Will haftada bir Lambeau'yla matematik çalışacak ve bir terapistle görüşecektir. Will ilk terapistleriyle alay edip uzaklaştırırken, Lambeau çaresizlik içinde üniversiteden oda arkadaşı olan psikolog Dr. Sean Maguire'a (Robin Williams) başvurur. Sean, Will'in savunma mekanizmalarına farklı bir yaklaşır. Zamanla aralarında beklenmedik bir bağ gelişir. Sean'ın geçmişteki travmalarıyla yüzleşmesi, Harvard öğrencisi Skylar (Minnie Driver) ile yaşadığı ilişki ve Chuckie'nin ona ilham veren sözleri, Will'i hayatının en önemli kararlarından birini vermeye iter.
Zekâ, travmayı iyileştirebilir mi? Peki ya dünyanın en parlak zekâsına sahip olup da kendini bir hademe olarak çalışırken bulan, çocukluk yaralarıyla örülü bir adamın hikayesi… İşte Good Will Hunting tam da bu soruyu soruyor. Matt Damon ve Ben Affleck'in henüz yirmili yaşlardayken kaleme aldığı bu başyapıt, En İyi Özgün Senaryo Oscar'ını kazanarak sinema tarihine geçti. Peki, bir insanın gerçek potansiyelini keşfetmesi için bir başkasının ona inanması yeterli midir? Robin Williams'ın kariyerinin en unutulmaz rollerinden birinde hayat verdiği terapist Sean, Will'e sadece 'senin suçun değil' diyerek onu yılların birikmiş acısından kurtarır. Boston'un gri sokaklarından Harvard'ın soğuk koridorlarına uzanan bu hikaye, sadece bir dahi hakkında değil; dostluk, kayıp ve en önemlisi 'gitmeyi seçmek' üzerine. Chuckie'nin, 'Her sabah kapında olup seni almam, ama en mutlu olduğum an kapının boş olduğunu göreceğim gün' dediği o an, arkadaşlığın en saf tanımıdır. Bu filmi izledikten sonra, sevdiklerinize sarılmak ve belki de kendi içinizdeki 'Will'i bulmak isteyeceksiniz.
Yorum yazmak için giriş yapın
Giriş Yap