

“Büyükanne gitti. Hikayeleri kaldı.”
Dört yaşındaki Tom, sekiz yaşındaki Suzanne ve on yaşındaki Derek, hafta sonunu büyükanne ve büyükbabalarının evinde geçirmek üzere yola çıkarlar. Ama her şey farklıdır: Büyükbaba dalgın ve sanki aklı başka yerdedir; Tom, her zaman ona inanılmaz masallar anlatan büyükannesinin nerede olduğunu merak eder; Derek ise bahçedeki eski elma ağacı kulübesini yenilemekle meşguldür. Bunun üzerine Suzanne, büyükannesinin izinden giderek evi hayali ve harika hikayelerle aydınlatmak ve onun yokluğunu doldurmak için kendini masal anlatıcısı rolüne büründürür. Film, ünlü Çek yazar Arnošt Goldflam'ın üç masalından uyarlanmıştır .
"Büyükanneniz size hiç masal anlatır mıydı? Ya bir gün ansızın yok olsaydı, onun sesini, kokusunu, anlattığı o büyülü hikayeleri ne kadar özlerdiniz? İşte Tales from the Magic Garden, tam da bu duygunun peşine düşüyor. Üç kardeş, büyükannelerinin gizemli yokluğunda, bir elma ağacı kulübesi, dalgın bir dede ve Suzanne'in hayal gücünden fışkıran masallarla kaybın üstesinden gelmeye çalışıyor. Yönetmen David Súkup, çocukların dünyasına öyle bir saygıyla yaklaşıyor ki, ekranda gördüğünüz her bakış, her suskunluk, her gülümseme gerçekmiş gibi hissettiriyor. Peki ya o masallar? Arnošt Goldflam'ın kaleminden çıkan bu üç hikaye, gerçeklikle fantezi arasında incecik bir ipin üzerinde dans ediyor. Ve bir soru bırakıyor akıllarda: Büyükannenin yokluğunu masallarla doldurmaya çalışmak, onu geri getirir mi? Yoksa masallar, kaybettiklerimizi kalbimizde yaşatmanın tek yolu mudur?"
Yorum yazmak için giriş yapın
Giriş Yap