

“Kalbinizi açık tutun.”
Budget
$35M
Revenue
$71M
1580'lerin İngiltere'sinde, 18 yaşındaki Latin öğretmeni William Shakespeare (Paul Mescal), 26 yaşındaki özgür ruhlu Agnes Hathaway (Jessie Buckley) ile tanışır. Aralarındaki anlık çekim, yasak bir ilişkiye ve ardından evliliğe dönüşür. Üç çocuk sahibi olurlar: Susanna ve ikizler Hamnet ile Judith. William, tiyatro kariyerini sürdürmek için Londra'ya gidip giderken, Agnes evi ve çocukları tek başına idare eder. Ailenin huzuru, 11 yaşındaki Hamnet'in aniden ölümüyle paramparça olur. Ebeveynlerin yası farklı biçimler alır: Agnes'in acısı öfkeye dönüşürken, William içine kapanır ve duygularını yazdığı oyuna aktarır. Bu ortak acı, yıllar sonra yazacağı başyapıt Hamlet'in tohumlarını eker. Film, kaybın ve sanatın iyileştirici gücünün dokunaklı bir portresini çizer .
Bir babanın acısı, nasıl olur da dünyanın en büyük trajedilerinden birine dönüşür? Chloé Zhao'nun (Nomadland) yönettiği Hamnet, işte bu sorunun peşine düşüyor. Paul Mescal ve Jessie Buckley'in muhteşem oyunculuklarıyla hayat bulan film, Shakespeare'in oğlunu kaybettikten sonra yazdığı Hamlet ile arasındaki duygusal bağı inceliyor . Peki ya 'Olmak ya da olmamak' sözleri, aslında bir babanın kaybettiği oğluna yazdığı bir mektupsa? Zhao'nun doğayı adeta bir karakter gibi kullanan görsel dili, acının evrenselliğini ve sanatın iyileştirici gücünü öylesine dokunaklı anlatıyor ki, izlerken içiniz titriyor . Gerçekten de Hamnet ile Hamlet arasındaki bu bağ, sadece bir isim benzerliğinden mi ibaret, yoksa Shakespeare'in en karanlık anında yazdığı bir veda mektubu mu? 8 Oscar adaylığı ve 2 Altın Küre ödülüyle tüm dünyayı ağlatan bu film, izleyen herkese aynı soruyu soruyor: Kayıplarımız bizi yok eder mi, yoksa en büyük eserlerimizi mi yaratır?
Yorum yazmak için giriş yapın
Giriş Yap