

Manchester by the Sea
“Gitmeyen acılarla yaşarız.”
Budget
$9M
Revenue
$79M
Boston'da bir apartmanın bodrum katında, sıcak su borularını tamirleyerek ve kiracıların tuvaletlerini açarak hayatını sürdüren Lee Chandler (Casey Affleck), donuk bakışlı, sessiz ve öfkeli bir adamdır. Bir gün, memleketi Manchester-by-the-Sea'den gelen bir telefonla ağabeyi Joe'nun (Kyle Chandler) ağır bir kalp krizi geçirdiğini öğrenir. Yola çıktığında vardığı haber ise çok daha ağırdır: Joe ölmüştür. Lee, kendisini bekleyen bir başka gerçekle daha yüzleşmek zorunda kalır: Ağabeyi vasiyetinde, 16 yaşındaki oğlu Patrick'in (Lucas Hedges) vasiliğini Lee'ye bırakmıştır. Bu beklenmedik sorumluluk, Lee'yi yıllar önce kaçıp geldiği kasabaya, kendi geçmişinin soğuk ve amansız kıyılarına geri dönmeye zorlar. Bu geri dönüş, Lee'nin bir zamanlar sahip olduğu hayatın, işlediği affedilmez bir hatanın ve geride bıraktığı kırık bir ailenin hayaletleriyle yüzleşmesi anlamına gelir. Yeğeni Patrick'in hayat dolu, sosyal ve genç dünyasıyla Lee'nin yaslı, donmuş ve suskun evreni arasında sıkışıp kalan bu zoraki birliktelik, ikilinin birbirini anlamaya ve belki de bir nebze olsun iyileşmeye çalışmasının dokunaklı ve gerçekçi bir portresini çizer.
Herkesin bir ikinci şansı hak ettiğini söyleyen o güzel hikayeleri bir kenara bırakın. Ya bazı yaralar asla kapanmazsa? Ya insan bazı hatalarıyla yaşamayı öğrenir ama asla affedemezse? Kenneth Lonergan'ın başyapıtı 'Manchester by the Sea', size tam da bunu anlatıyor. Casey Affleck'in Oscar getiren o buz gibi bakışlarının ardında öyle bir acı yatıyor ki, izlerken içiniz donuyor. Peki, bir insanın tüm hayatını değiştiren o tek an, nasıl bir andı? Lee'nin neden Boston'da bir bodrum katında yaşamayı seçtiğini, neden her öfkelendiğinde dayak yemek için barda kavga çıkardığını ve neden memleketine dönmekten bu kadar korktuğunu merak ediyorsanız, bu filmin soğuk ve kasvetli atmosferine kendinizi bırakın. Michelle Williams'ın filmdeki o on dakikalık unutulmaz performansı ve sokakta geçen o konuşma, sinema tarihinin en kırılgan ve en yıkıcı anlarından biri. İzleyin, Lee'nin 'üstesinden gelemem' dediği o anı hissetmeye hazır olun. Ama uyarayım, bu filmden sonra 'Manchester by the Sea' sadece bir şehrin adı değil, içinizde bir yerde açılan derin bir yaranın ismi olacak.
Yorum yazmak için giriş yapın
Giriş Yap