

“Aşk bizi paramparça edecek.”
1970'lerin sonunda Manchester'da kurulan Joy Division, karanlık ve yenilikçi sound'uyla post-punk'ın en etkili gruplarından biri haline gelir. Grubun karizmatik ve epilepsi hastalığıyla boğuşan solisti Ian Curtis (Sam Riley), sahnedeki hipnotik dansları ve derin sözleriyle kısa sürede bir kült figüre dönüşür. Hızla yükselen grup, albüm anlaşmaları yapar ve turneye çıkar. Ancak Curtis'in özel hayatı, genç yaşta evlendiği eşi Deborah (Samantha Morton) ile yollarının ayrılması ve Belçikalı bir gazeteci olan Annik Honoré ile yaşadığı ilişki nedeniyle giderek karmaşıklaşır. Başarı ve kişisel kriz arasında sıkışan Curtis, epilepsi nöbetleri ve derinleşen depresyonla mücadele eder. 18 Mayıs 1980'de, grubunun Amerika turnesine çıkmasına saatler kala, 23 yaşındaki Ian Curtis yaşamına son verir. Film, onun hızlı yükselişini, içsel çatışmalarını ve trajik sonunu, eşi Deborah Curtis'in anı kitabı "Touching from a Distance"a sadık kalarak anlatır .
Joy Division'ın o kasvetli, çarpıcı sound'unu duymayanınız yoktur. Peki bu müziğin ardındaki insanın, 23 yaşında hayatına son veren Ian Curtis'in hikayesini hiç merak ettiniz mi? U2, Depeche Mode ve Nirvana gibi devlerin video klipleriyle tanınan fotoğrafçı Anton Corbijn'in ilk filmi 'Control', siyah-beyaz görkemiyle adeta bir ağıt niteliğinde . Sam Riley, Curtis'in sahnedeki o ikonik, elektrik çarpmış gibi dansını öyle bir kusursuzlukla canlandırıyor ki, bir anda kendinizi 1979'da Manchester'daki küçük bir kulüpte, o anı yaşarken buluyorsunuz . Peki, bir dahi epilepsi ve depresyonla boğuşurken, bir yandan da evliliğini ve sadakatini sorgularken neler hisseder? Eski Joy Division üyelerinin de sette danışman olarak yer alması, filmin otantikliğini perçinliyor . Eğer siz de sadece bir biyografi değil, aynı zamanda zamansız bir şiir izlemek istiyorsanız, 'Control' tam size göre. 'Love Will Tear Us Apart' şarkısının ne anlama geldiğini asla aynı şekilde dinlemeyeceksiniz.
Yorum yazmak için giriş yapın
Giriş Yap