

Zootopia
“Kent ormanına hoş geldiniz.”
Budget
$150M
Revenue
$1026M
Zootropolis, adındaki modern memelilerin yaşadığı Metropolis başka hiçbir kente benzememektedir. Burası; lüks Sahra Meydanı'ndan soğuk Tundra Kasabası'na kadar bir çok farklı doğal ortamın ve hayvanın bir potada eridiği, bir fil kadar büyük ya da bir arı kadar küçük olsanız dahi, istediğiniz her şeyi yapabileceğiniz türden bir yer. Ancak iyimser Polis Memuru Judy Hopps buraya geldiğinde büyük ve sert hayvanların olduğu bir yerde polis olmanın hiç de kolay olmadığını fark eder. Kendini ispatlama fırsatını elde edebilmek için geveze ve numaracı tilki Nick Wildeile, ortak olma pahasına önemli ve gizemli bir olayı çözmeye çalışacaktır.
Judy Hopps’un polis akademisindeki o ilk, titrek adımlarını izlerken, bana “yapamazsın” denilen her anı hatırladım. Küçükken ben de Judy gibiydim; bana inanmayan herkese inat, bir tavşanın da aslan kadar güçlü olabileceğini kanıtlamak istiyordum. Ama beni gerçekten sarsan kişi Nick Wilde oldu. “Sevimli” denilerek ağızlığı takılan o küçük tilki yavrusu… O anda etiketlerin bir çocuğu nasıl şekillendirdiğini ve önyargının bir ömür boyu süren izler bırakabildiğini gördüm. Disney kulağımıza “Try Everything” fısıldarken aslında çok daha büyük bir soru soruyordu: Hâlâ neyi bekliyorsun? Zootopia sadece bir animasyon filmi değil; yıllarca içimde susturulmuş o sese aldığım en güzel cevaptı.
Yorum yazmak için giriş yapın
Giriş Yap